Arda Turan, bazı spiker ve televizyon yorumcusu dostlarıyla “Fatih Terim’i gönderme” operasyonuna girdiler. Ve geçen günkü maçta başarılı oldu. İzlanda maçında Terim ve takımın bu polemiklerden etkilendiği apaçık ortadaydı.
Lafı artı uzatmayalım. Milli Takım kadrosuna alınmayan Barcelonalı Arda Turan, bir takım spiker ve televizyon yorumcusu dostlarıyla beraber Fatih Terim'i gönderme operasyonuna girdiler.
Geçen Günkü maçta da başarılı oldular.
Çünkü hem Türk insanını, keza teknik direktör Fatih Terim'i, ayrıca de futbolcuları maç havasından uzaklaştırıp çok ayrı yerlere götürdüler. Sonunda da bu iki maçtaki fena neticeler geldi.
Şunu diyebilirsiniz; Biz bunları yaşamasaydık da iki maçta 1 puanda kalabilirdik. Evet kalabilirdik. Ama bu tarzda yok.
Dün gece maça çıktığı andan itibaren Fatih Terim ve futbolcuların suratından Türkiye'deki olaylardan, konuşulanlardan etkilendiği açıkça ortadaydı. Biz zaten hissi bir millettiz, bu herif olaylardan çok etkileniriz.
Peki derhal ne olacak? Bu ekip yeni bazı.
Muhakkak bir yola çıkıldı. Fakat şu gözüküyor ama Barcelonalı Arda Turan, önümüzdeki milli maçlardan önce de o sunucu ve televizyon yorumcusu ağabeyleri, dostları ve arkadaşlarıyla aynı oyunu oynayacaktır.
Fatih Terim kaldığı müddetçe...
AŞAĞISI SAKAL, YUKARISI BIYIK
Burada filmi ters çevirelim. Şöyle düşünelim; Fatih Terim önümüzdeki milli maçlarda Arda'yı ulusal takım kadrosuna alırsa, bu sefer kamuoyu "Arda dostlarıyla beraber bastırdı, Terim'in gücü yetmedi" diyecekler.
Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık!
Bakınız! A Milli Takım, 2018 Dünya Kupası için üçdört gün içinde iki tane kritik eleme maçı oynandı.
şimdi ulusal takımın hangi kadroyla sahaya çıktığından, nasıl olması gerektiğinden, ne yapması gerektiğinden bahsedeceğimize neler yazıyoruz.
Lanet olsun böyle futbol anlayışına ve zihniyetine!
Şu oynasa, bu oynasa yeniden bir şey ayrım etmeyecekti.
Biz bir takım şeylere "detaylar" deriz. Bazıları da diyor fakat "Yahu bu Erman hoca da amma teferruat ile uğraşıyor".
Örneğin bunlardan biri; Türkiye'de atılan taçların birçok hatalı. Ilk Önce taç, topun çıktığı yerden atılması lazım. Bizde ise asgari 20 metreden atılır, hele fakat büyük ekip ise... İkincisi de; taçlar nizami atılmaz. Futbolcu topu iki elinin, başının üzerinden atmaz, tek elle mancınık gibi fırlatır, fırlatırken bir ayağını da arkaya dürüst kaldırarak güç alır. Ondan sonra da hakem çıkar, Caner'in attığı daha ilk taçta topu rakibe verir.
Şayet derhal çıkıp diyeceksiniz oysa;
Daha maçlar bitmeden, hiçbir şey kesin olmaz.
Çıkmadık içtenlikle umut kesilmez! Ama bir şey belirlenmiş;
Barcelonalı Arda Turan, kendisini kadroya almayan Fatih Terim'e büyük bir çizik attı.
Filmin sonu nasıl bitecek merak bekleyenler var. Türk Ulusal Takımı için bence film bitti fakat bazıları için bitmedi.
Ne demişler; İntikam soğuk yenen bir yemektir.
Herkese bahtı açık olsun.
GENLERİMİZDE VAR
Milli Takım'da umut bağlanan Volkan Şen'e değinmeden geçemeyeceğim...
Fenerbahçe'de Avrupa kupası maçında ne haltlar yedi. Takımında hâlâ Avrupa'da oynayamıyor. Dün gece faul yaptı, gerisinde gelip İngiliz hakeme ukalalık yaptı sarı kartı görüverdi. Bu kafadaki ve zihniyetteki futbolcularla biz bir yere varamayız.
Lakin burada futbolcular değin, Türkiye'de bunları eğitemeyen veya eğitecek gücü bulamayan hakemler de suçlular.
Aynı cümleleri Emre Mor için de yazabiliriz. İzlanda aleyhinde yeniden itirazdan sarı kart gördü, cezalı duruma düştü. Bundan sonraki maçta oynamayacak.
Çağırmak ki genlerimizde bazı hatalar var!
Geçen Günkü maçta da başarılı oldular.
Çünkü hem Türk insanını, keza teknik direktör Fatih Terim'i, ayrıca de futbolcuları maç havasından uzaklaştırıp çok ayrı yerlere götürdüler. Sonunda da bu iki maçtaki fena neticeler geldi.
Şunu diyebilirsiniz; Biz bunları yaşamasaydık da iki maçta 1 puanda kalabilirdik. Evet kalabilirdik. Ama bu tarzda yok.
Dün gece maça çıktığı andan itibaren Fatih Terim ve futbolcuların suratından Türkiye'deki olaylardan, konuşulanlardan etkilendiği açıkça ortadaydı. Biz zaten hissi bir millettiz, bu herif olaylardan çok etkileniriz.
Peki derhal ne olacak? Bu ekip yeni bazı.
Muhakkak bir yola çıkıldı. Fakat şu gözüküyor ama Barcelonalı Arda Turan, önümüzdeki milli maçlardan önce de o sunucu ve televizyon yorumcusu ağabeyleri, dostları ve arkadaşlarıyla aynı oyunu oynayacaktır.
Fatih Terim kaldığı müddetçe...
AŞAĞISI SAKAL, YUKARISI BIYIK
Burada filmi ters çevirelim. Şöyle düşünelim; Fatih Terim önümüzdeki milli maçlarda Arda'yı ulusal takım kadrosuna alırsa, bu sefer kamuoyu "Arda dostlarıyla beraber bastırdı, Terim'in gücü yetmedi" diyecekler.
Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık!
Bakınız! A Milli Takım, 2018 Dünya Kupası için üçdört gün içinde iki tane kritik eleme maçı oynandı.
şimdi ulusal takımın hangi kadroyla sahaya çıktığından, nasıl olması gerektiğinden, ne yapması gerektiğinden bahsedeceğimize neler yazıyoruz.
Lanet olsun böyle futbol anlayışına ve zihniyetine!
Şu oynasa, bu oynasa yeniden bir şey ayrım etmeyecekti.
Biz bir takım şeylere "detaylar" deriz. Bazıları da diyor fakat "Yahu bu Erman hoca da amma teferruat ile uğraşıyor".
Örneğin bunlardan biri; Türkiye'de atılan taçların birçok hatalı. Ilk Önce taç, topun çıktığı yerden atılması lazım. Bizde ise asgari 20 metreden atılır, hele fakat büyük ekip ise... İkincisi de; taçlar nizami atılmaz. Futbolcu topu iki elinin, başının üzerinden atmaz, tek elle mancınık gibi fırlatır, fırlatırken bir ayağını da arkaya dürüst kaldırarak güç alır. Ondan sonra da hakem çıkar, Caner'in attığı daha ilk taçta topu rakibe verir.
Şayet derhal çıkıp diyeceksiniz oysa;
Daha maçlar bitmeden, hiçbir şey kesin olmaz.
Çıkmadık içtenlikle umut kesilmez! Ama bir şey belirlenmiş;
Barcelonalı Arda Turan, kendisini kadroya almayan Fatih Terim'e büyük bir çizik attı.
Filmin sonu nasıl bitecek merak bekleyenler var. Türk Ulusal Takımı için bence film bitti fakat bazıları için bitmedi.
Ne demişler; İntikam soğuk yenen bir yemektir.
Herkese bahtı açık olsun.
GENLERİMİZDE VAR
Milli Takım'da umut bağlanan Volkan Şen'e değinmeden geçemeyeceğim...
Fenerbahçe'de Avrupa kupası maçında ne haltlar yedi. Takımında hâlâ Avrupa'da oynayamıyor. Dün gece faul yaptı, gerisinde gelip İngiliz hakeme ukalalık yaptı sarı kartı görüverdi. Bu kafadaki ve zihniyetteki futbolcularla biz bir yere varamayız.
Lakin burada futbolcular değin, Türkiye'de bunları eğitemeyen veya eğitecek gücü bulamayan hakemler de suçlular.
Aynı cümleleri Emre Mor için de yazabiliriz. İzlanda aleyhinde yeniden itirazdan sarı kart gördü, cezalı duruma düştü. Bundan sonraki maçta oynamayacak.
Çağırmak ki genlerimizde bazı hatalar var!
EmoticonEmoticon